Portal Ana Sayfa

Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Medyada Düşürülmüş Maskeler (Yıldıray Çiçek)  (Okunma Sayısı 104 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
dadas33
Site Yönetimi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 109



E-Posta
« : Temmuz 15, 2010, 05:44:57 ÖS »

Milletlerin nasıl idare edileceğinin reçetesi olan Anayasalar hiçbir ülkede bu kadar değişmemiş,bu kadar iğdiş edilmemiş,bu kadar delinmemiştir.

Cumhuriyetlerini rakamlandırmalarıyla ünlü  Fransızlar bile anayasalarına  böyle darbeler indirmemiş,rejimlerini böylesine tartışmaya açmamışlardır.Ele talkım veren kendisi salkımları yutan Amerika'nın anayasası küflendi, üzerinden neredeyse ikiyüz elli yıl geçti.

Türkiye'de 1921'deki Teşkilatı Esasiye'yi saymazsak 1924,1961 ve 1982 olmak üzere 3 anayasa yapıldı ve artık bağırmamız gerekir ki ilk defa anayasamızın içinden bu anayasaya ilham veren milletin ismi,rüçhan hakkı ve zilyetlik iddiası çıkarılacak gözüküyor.

Türk milletinin hakim millet ideolojisinin karınca kararınca yer aldığı 1982 anayasası cunta düzenlemesi diye elden çıkarılıyor.Türk kelimesinden rahatsız olan Akp ve yandaş medya cuntayı bahane ederek sivil bir cuntanın yolunu açan tuzakları milletin önüne çıkarıyor.

Doğrudur,bu anayasa cuntanın vesayetinde yapılmıştır.Kişi hak ve özgürlükleri konusunda kamu yetkilerini arttıran,özel alanı töhmet altına alan bir anayasadır.Ama eğri oturup doğru konuşalım;Türkiye'de kişi hak ve özgürlükleri bölücü çevreler ve gayri milli odaklar tarafından istismar edilmemişmidir?Türkiye'yi bölmek ve Türk devletini Amerika yahut AB yolunda  aparatçik devlet haline getirmek isyeyenler 1982 Anayasasına öteden beri karşı değilmidirler?!

Kimse kimseyi kandırmasın.

1982 Anayasasının değişmesini isteyenlerin esas hedefi bu anayasadaki Türklük vurgusudur.301.maddenin kaldırılması yolunda iç ve dış odakların yıllarca nasıl mücadele verdiğini unuttuk mu?Akp'nin de istemediği yer işte burasıdır.Türksüz bir anayasa!

Mesele bu kadar açıkken,hangi ülkücü geçmişte çekilen sıkıntıları öne sürerek referanduma " evet " diyebilir?Bu Anayasa cunta gölgesinde yapılmış  olabilir,bu anayasa değiştirilmeli ve daha milli bir anayasa oluşturulabilir.Ancak Anayasanın milli olmasını Akp'mi sağlayacak?Akp daha milli bir anayasa oluşturacak ise 301.ncu maddenin kaldırılması yolunda Orhan Pamuk'lara,"hepimiz ermeniyiz " lobisine niye selam çakıp durdu?!

Türkiye bir yol ayrımındadır.

Özellikle biz ülkücülere çok önemli bir görev düşmektedir.

Tereddüte mahal vermeden Anayasa değişikliği konulu bu referanduma " Hayır " yolunda güçlü bir kamuoyu oluşturmayı başarmalıyız.

Bugünlerde ortaya çıkan fitne tezgahlarını çözme yolunda daha dikkatli olunmalı ve Türklük hassasiyetinden uzak cemaat ülkücülüğü yaratmak isteyenlere dikkat etmeliyiz.

Bu yolda sureti haktan görünenler,eski ülkücüler,sözde milliyetçiler bu mücadelenin MHP ‘siz Türk siyaseti projesinde önemli bir fırsat olduğunu görerek can havliyle orta yere sürülmektedirler.

Bunları tanımalıyız.

Kim kimdir bilmeliyiz.

12 Eylül cuntasının önünü açtığı Anap  rejiminden beslenen,Anap'ın devamı olan Akp ile flörtleşmekten kaçınmayan bu siyaset madrabazlarının artık ülkücülükle hiçbir alakalarınını kalmadığını görmeli ve halkımıza ,milli kamuoyuna bu isimleri şikayet etmeliyiz.

12 Eylül mağduriyetinin iki sorumlusu var;  birincisi Kenan Evren Cuntası ikincisi ,Anap sultası...Ülkücüleri hapis,sürgün darağacı ile sigaya çeken üniformalı sorumlulara   unutmayacağımız gibi ceza yasalarına geçici maddeler ekleyerek  ülkücülerin daha çok hapislerde kalmasına vesile olan sivil iktidarları unutmayacağız.Sonra " Türkeşsiz Türk milliyetçiliği Projesine "  imza atanların aynı sivil iktidar olduğunu ve bugünkü Akp zihniyetinin o anlayışın uzantısı olduğunu da daima hatırlayacağız.

Aman hafıza kaybı geçirmeyelim.

Elimde  hafıza kaybına karşı bir reçete var.

Adı,  " Medyada Düşürülmüş Maskeler ! "

Tam da at izinin,it izine karıştığı bu ortamda bize " fikir feneri " olacak bir kitap!Yazarı Yıldıray Çiçek!

Yıldıray çiçek'i Ortadoğu gazetesindeki günlük köşe yazılarından tanıyoruz.Bir zamanlar Atsız için söylenmiş " Atlıyı atından indiren yazar " söylemini hak ediyor! Üslubu keyifli,dili sade ama içeriği zengin.Medyada köşe başlarını tutmuş,pek çoğu sağ çizgide yar alan,Ülkücüleri tarihten silmeye,MHP'yi Türk siyasetinde yok etmeye,Türksüz Milliyetçilik anlayışını öne çıkararak Cemaate yandaşlık yapmak suretiyle  Türk Milletinin milli direniş kabiliyetini imha etmeye yönelik bütün kalemlerin maskesini bir bir düşürüyor.Yıldıray Çiçek,gerçek bir ülkücü;buyüzden düşmanına da mert;bel altından,sırttan vurmuyor.Kime ne diyor,kimi hangi noktada suçluyorsa referanslar kendi gövdelerinden veriliyor.Yani oklar kendi dallarına ait.kim ne yapmışsa,ne söylemişse Yıldıray çiçek tarafından bir ayna gibi yüzüne tutuluyor.Kitap tam bir medya labirenti.Bu kitabı okuduktan sonra hem önümüzdeki referandumda  karşımıza çıkacak olan gayri milli fikrin sahiplerini daha bir tanıyacak hem de Türkiye'nin aydın sınıfı konusunda ne kadar da talihsiz bir ülke olduğuna hükmedeceksiniz.

Bu kitap çok önemli bir arşiv ödevini görüyor.

Bu gök kubbe altında hiçbir şey saklı kalmazmış.

Maskeler ne kadar cafcaflı da olsa düşürülebilirmiş.

Yıldıray çiçek,sureti haktan görünerek Türkiye'nin milli merkezinin yılmaz savunucuları olan ülkücüleri ve milli kamuoyunu kandırmaya çalışan maskelileri deşifre ediyor.

Türksüz Türkiye,idealinin sözde milliyetçilerini bize bir bir tanıtıyor.

Komünist,liberal,eski ülkücü,sözde islamcı,bölücü  koalisyon Yıldıray Çiçek'in kitabından kendilerini saklamayı başaramamışlar.Yıldıray çiçek, tereddüt  krizine girmemiz  ve  fikri imanımızın sarsılması için mücadele eden  bu şebekeyi  suçüstü yakalamış.

12 Eylül'den önce mutlaka Okuyun!
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sayfa 0.103 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu
Theme Edit by Selçuk Çelik